1. Kısaca Rockwell Automation’ı tanıtabilir ve Ar-Ge yatırımlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Rockwell Automation, endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşüm alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biridir. 120 yılı aşkın süredir üreticilerin verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve operasyonel dayanıklılıklarını geliştirmelerine; endüstriyel kontrol sistemleri, yazılımlar, akıllı cihazlar, yaşam döngüsü hizmetleri ve sektörel uzmanlığı bir araya getirerek katkı sağlıyoruz. Bugün 100’den fazla ülkede müşterilerimize hizmet veriyor; gıda ve içecek, yaşam bilimleri, otomotiv, enerji, kimya, madencilik ve tüketim ürünleri gibi çok çeşitli sektörleri destekliyoruz.
İnovasyon, stratejimizin temel unsurlarından biri. Rockwell Automation olarak endüstriyel operasyonların geleceğini şekillendirecek teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda endüstriyel yapay zekâ, otonom operasyonlar, ileri analitik, dijital ikizler, bulut tabanlı üretim yazılımları, siber güvenlik, robotik ve akıllı otomasyon gibi alanlara odaklanıyoruz. İnovasyonu hızlandırmak ve üreticilerin karşılaştığı somut ihtiyaçlara yanıt veren çözümler geliştirmek amacıyla şirket içi Ar-Ge çalışmalarımızı stratejik satın almalar ve ekosistem iş birlikleriyle destekliyoruz.
İnovasyon çalışmalarımızın önemli bir odağı da üreticilerin geleneksel otomasyon sistemlerinden daha otonom, esnek ve kendini uyarlayabilen operasyonlara geçişine yardımcı olmak. Bu doğrultuda yazılım ve otomasyon portföyümüz genelinde yapay zekâ yetkinliklerini entegre ediyor, Plex ve FactoryTalk gibi dijital üretim platformlarımızı geliştiriyor; makine görüşü, kestirimci bakım, simülasyon ve endüstriyel robotik gibi alanlardaki teknolojilerimizi ileri taşıyoruz.
Tüm bu yatırımlarla hedefimiz; endüstriyel kuruluşların daha bağlantılı, veriye dayalı, verimli ve dayanıklı operasyonlar oluşturmasına, aynı zamanda verimliliklerini ve sürdürülebilirliklerini geliştirmesine yardımcı olmak.
2. Rockwell Automation olarak Türkiye pazarında hangi sektör ve uygulama alanlarında artan bir talep gözlemliyorsunuz? Şirketlerin yatırım öncelikleri son dönemde nasıl değişti?
Türkiye, güçlü bir sanayi altyapısına sahip, önemli bir üretim ekonomisi ve dijital dönüşüme yönelik ilgisi giderek artıyor. Türkiye’de özellikle gıda ve içecek, yaşam bilimleri, otomotiv, batarya üretimi, kimya, enerji, sanayi üretimi, madencilik, mineraller ve çimento gibi sektörlerden artan bir talep görüyoruz. Bu sektörler, otomasyon ve dijital teknolojilerden daha fazla yararlanarak verimlilik, kalite, sürdürülebilirlik ve operasyonel dayanıklılıklarını geliştirmeye odaklanıyor.
Üretim operasyonlarını birbirine entegre etmeye ve daha verimli hale getirmeye yönelik çözümlere talep de artıyor. Bunlar arasında endüstriyel otomasyon, veriye dayalı üretim yönetimi, ileri analitik, siber güvenlik, makine güvenliği, varlık performans yönetimi, bulut tabanlı üretim yazılımları ve yapay zekâ destekli çözümler yer alıyor. Üreticiler, operasyonlarının tamamında daha fazla görünürlük sağlayacak, plansız duruşları azaltacak ve üretim verilerinden daha etkin şekilde yararlanmalarına olanak tanıyacak teknolojilere giderek daha fazla yöneliyor.
Yatırım öncelikleri açısından baktığımızda ise üreticilerin artık birbirinden bağımsız dijital projeler yerine ölçülebilir iş sonuçlarına daha fazla odaklandığını görüyoruz. Rockwell Automation’ın yakın tarihli State of Smart Manufacturing araştırmasına göre kuruluşlar; kaliteyi arttıran, operasyonel verimliliği yükselten, siber güvenliği güçlendiren, riskleri azaltan ve çalışanların verimliliğini destekleyen yatırımlara öncelik veriyor. Şirketler dijital dönüşümü operasyonlarının geneline yaymaya çalışırken yapay zekâ, bulut teknolojileri, dijital ikizler ve bağlantılı IT/OT mimarileri giderek daha önemli hale geliyor.
Bir diğer dikkat çekici eğilim ise dayanıklılık ve rekabet gücüne verilen önemin artması. Üreticiler; yükselen maliyetler, yetkin çalışan eksikliği, siber güvenlik tehditleri ve artan küresel rekabetin şekillendirdiği bir ortamda faaliyet gösteriyor. Bu nedenle yatırımlar, daha hızlı karar alma, daha yüksek esneklik, enerji verimliliğinde iyileşme ve daha sürdürülebilir üretim sağlayan teknolojilere yöneliyor.
Bize göre geleceğin başarılı kuruluşları; otomasyon, yazılım, veri ve insan kaynağını bütüncül bir stratejiyle bir araya getirenler olacak. Lider üreticiler, dijital dönüşümü yalnızca bir teknoloji projesi olarak görmek yerine, daha çevik, üretken ve dayanıklı operasyonlar oluşturmayı hedefleyen uzun vadeli bir iş dönüşümü olarak ele alıyor.
3. Rockwell Automation’ın Türkiye’de gerçekleştirdiği projelerden biri de Beypiliç’in yeni işleme tesisindeki endüstriyel güvenlik uygulaması. Projenin kapsamından ve sağladığı faydalardan bahsedebilir misiniz?
Beypiliç’in yeni işleme tesisinde, çalışan ve makine güvenliğini güçlendirmek amacıyla tesis genelinde kapsamlı bir endüstriyel güvenlik çözümü hayata geçirdik. Projenin planlama aşamasında; elektrik kontrol panolarına yetkisiz erişimin önlenmesi, bakım faaliyetlerinin daha güvenli şekilde gerçekleştirilmesi ve gıda işleme sektöründeki güvenlik standartları ile mevzuat gerekliliklerine uyum sağlanmasına odaklandık. Tesis genelindeki tüm elektrik panolarının kapılarını güvenlik altına aldık ve erişim noktalarını temassız teknoloji kullanarak izledik. Böylece çalışanların hareketli veya enerjili ekipmanlarla temas etme riskini en aza indirdik.
Proje kapsamında yaklaşık 2.000 güvenlik cihazı kuruldu. Gıda üretim ortamlarında yaygın olan nemli ve yüksek hijyen gerektiren koşullar nedeniyle Allen-Bradley® 440N Ferrogard® GD2 temassız güvenlik kilitleme şalterlerini tercih ettik. Paslanmaz çelik yapıları ve IP68 koruma sınıfları sayesinde bu ürünler suya ve korozyona karşı yüksek dayanıklılık sunuyor ve sık gerçekleştirilen yıkama ve sanitasyon işlemleri sırasında dahi güvenilir performans sağlıyor.
Bu projeyle birlikte güvenlik, tesis tasarımının en erken aşamalarından itibaren dikkate alınan temel bir unsur haline getirildi. Proje, endüstriyel güvenliğin tesis tasarımının erken aşamalarından itibaren ele alınmasına yönelik güçlü bir örnek oluştururken, bölgedeki büyük ölçekli gıda ve içecek tesisleri için de bir referans model oluşturdu.
4. Türk sanayisi son yıllarda yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırdı. Sizce Türk sanayisinin dijital dönüşümü bugün hangi noktada? Bundan sonraki dönemde hangi teknolojiler daha belirleyici olacak?
Türkiye, sanayide dijital dönüşüm açısından önemli bir potansiyele sahip. Otomasyonun ötesinde, verinin daha etkin kullanılması, sistemler arasındaki bağlantının güçlendirilmesi ve operasyonlarda görünürlüğün arttırılması bu dönüşümün temel unsurları arasında yer alıyor.
Rockwell Automation olarak üreticilerin ihtiyaçlarına otomasyon, dijitalleşme ve endüstriyel güvenlik alanlarındaki teknolojilerimizi bütüncül bir yaklaşımla sunarak yanıt vermeyi hedefliyoruz. Connected Enterprise® vizyonumuz doğrultusunda kuruluşların farklı sistem ve operasyonlarını daha bağlantılı bir yapı içerisinde yönetmelerine yardımcı oluyoruz.
Türk üreticilerin kendi operasyonel ihtiyaçlarıyla örtüşen teknolojileri seçmeleri ve uygulamaları büyük önem taşıyor. Teknolojiyi, uygulama uzmanlığını ve güçlü bir iş ortağı ekosistemini bir araya getirerek Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının dijital dönüşüm yolculuklarını desteklemeye devam ediyoruz.
5. Yapay zekâ ve akıllı üretim teknolojilerinin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Rockwell Automation’ın bu alandaki yaklaşımı nedir?
Yapay zekânın günlük yaşamın ve iş dünyasının pek çok alanını dönüştüren güçlü bir teknoloji haline geldiğine tanık oluyoruz. Üretim alanında ise yapay zekâ, süreçleri daha akıllı, öngörülebilir ve uyarlanabilir hale getirme konusunda önemli bir potansiyele sahip.
Rockwell Automation olarak yapay zekâyı endüstriyel otonomi stratejimizin kritik bir bileşeni olarak görüyoruz. Yapay zekâ destekli öngörüler, üreticilerin önceden tanımlanmış senaryolara dayalı otomasyonun ötesine geçerek daha adaptif bir otonomi anlayışına yönelmesine yardımcı olacak. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri, Plex Quality Management System ile FactoryTalk Analytics VisionAI yazılımımızın entegrasyonudur.
Bu entegrasyon sayesinde yapay zekâ destekli görsel denetim yeteneklerini kalite yönetimi iş akışlarıyla bir araya getiriyoruz. Üreticiler, kusurların tespitinde yapay zekâ destekli iş akışlarından yararlanırken denetim sonuçları Plex platformunda kayıt altına alınıyor. Böylece izlenebilirlik sağlanırken denetim süreçlerine ilişkin kayıtlar da güvence altına alınıyor.
Bize göre yapay zekânın üretimdeki potansiyeli, kusur tespitinin iyileştirilmesinin çok ötesine geçiyor. Sistemlerin öğrenebilmesi, kendi kendini ayarlayabilmesi ve yazılım, donanım ve çalışanlar arasındaki iş birliğini güçlendirebilmesi; daha adaptif üretim ortamlarının önünü açıyor. Bu dönüşümün akıllı üretimin geleceğinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.
6. Yeni teknolojiler endüstriyel güvenlik alanını nasıl dönüştürüyor? Üretim tesislerinde güvenliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Endüstriyel güvenliğin geleceğini, güvenliğin sonradan devreye alınan bir unsur olmaktan çıkarak tesis tasarımının ayrılmaz bir parçası haline gelmesinde görüyoruz. Beypiliç projesinde de en başından itibaren bu yaklaşımı benimsedik.
Tesisin gereksinimlerine uygun teknolojileri seçerken üretim ortamının fiziksel koşullarını da dikkate aldık. Nemli ortamların ve yüksek hijyen standartlarının yaygın olduğu gıda işleme tesislerinde güvenlik teknolojilerinin bu koşullara dayanıklı olması kritik önem taşıyor. Bu nedenle IP68 koruma sınıfına sahip, paslanmaz çelik yapılı Allen-Bradley® 440N Ferrogard® GD2 temassız güvenlik kilitleme şalterlerini tercih ettik.
Yaklaşımımız, tek tek güvenlik cihazlarının uygulanmasının ötesine geçiyor. Çalışan güvenliği, makine güvenliği, bakım prosedürleri ve mevzuat gerekliliklerini tek bir çerçevede ele alarak tesis genelinde standartlaştırılmış bir güvenlik altyapısı oluşturduk. Bu bütünsel yaklaşımın, endüstriyel güvenliğin geleceğinde de temel önemini koruyacağına inanıyoruz.
7. Rockwell Automation’ın Türkiye pazarındaki büyüme stratejisi nedir? Önümüzdeki dönemde Türkiye’de hangi alanlara odaklanmayı planlıyorsunuz?
Türkiye, çeşitlilik gösteren güçlü bir sanayi altyapısına ve dijital dönüşüme yönelik giderek artan bir odağa sahip önemli bir üretim pazarı. Türkiye’ye ilişkin spesifik büyüme hedeflerimizi paylaşamasak da stratejimiz, Rockwell Automation’ın küresel ölçekte kamuoyuyla paylaştığı daha geniş önceliklerle örtüşüyor: üreticilerin otomasyon, yazılım ve dijital teknolojilerin bir arada kullanımı yoluyla verimlilik, dayanıklılık, kalite ve sürdürülebilirliklerini geliştirmelerine yardımcı olmak.
Önümüzdeki dönemde üretim süreçlerini modernize etmeye ve operasyonel verimliliklerini geliştirmeye yatırım yapan sektörlerde önemli fırsatlar görüyoruz. Bunlar arasında gıda ve içecek, yaşam bilimleri, otomotiv, enerji, madencilik, mineraller ve çimento ile diğer ileri üretim sektörleri bulunuyor. Pek çok üretici, üretim sistemlerini birbirine bağlamayı ve operasyon genelinde daha fazla görünürlük elde etmeyi hedefliyor. Bunun yanında, daha hızlı ve doğru kararlar alabilmek ve uzun vadeli rekabet güçlerini arttırmak için veriden daha etkin şekilde yararlanmak istiyorlar.
Endüstriyel otomasyon, yapay zekâ destekli analitik, bağlantılı operasyonlar, siber güvenlik ve IT/OT entegrasyonu gibi dijital dönüşümü destekleyen teknolojilere yönelik talebin devam etmesini bekliyoruz. Özellikle siber güvenlik, üreticilerin daha fazla varlığı ve üretim verisini kuruluş genelinde birbirine bağlamasıyla birlikte giderek daha önemli bir öncelik haline geliyor.
Yaklaşımımızın bir diğer önemli unsuru ise Rockwell Automation PartnerNetwork™ ekosistemi üzerinden gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri. Üreticilerin çözümleri hayata geçirmelerine ve dijital dönüşüm girişimlerini hızlandırmalarına yardımcı olmak amacıyla distribütörler, sistem entegratörleri ve OEM’lerle kurduğumuz iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyoruz.
Sonuç olarak odağımız, Türk üreticilerin birbirinden bağımsız teknoloji yatırımlarının ötesine geçerek daha bağlantılı, akıllı ve veriye dayalı operasyonlara ulaşmalarına yardımcı olmak. Otomasyon, yazılım, endüstriyel yapay zekâ, siber güvenlik ve güçlü bir iş ortağı ekosistemini bir araya getirerek üreticilerin geleceğe daha çevik, üretken ve dayanıklı işletmeler olarak hazırlanabileceklerine inanıyoruz.
8. Rockwell Automation’ın iş ortakları ve Türkiye’deki yerel ekosistem, müşterilerinize sunduğunuz çözümlerde nasıl bir rol oynuyor?
Güçlü bir iş ortağı ekosisteminin, Türkiye’de müşterilerimize sunduğumuz çözümlerin sahadaki gerçek operasyonel ihtiyaçları etkin biçimde karşılamasında kritik bir rol oynadığına inanıyoruz.
Rockwell Automation PartnerNetwork™ ekosistemi aracılığıyla yetkili iş ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalışıyor; teknoloji uzmanlığımızı yerel uygulama bilgisi, saha desteği ve proje koordinasyonu yetkinlikleriyle bir araya getiriyoruz. Bu iş birliği modeli, sistem tasarımından uygulamaya kadar projenin her aşamasında müşteri ihtiyaçlarına daha etkin şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.
Özellikle büyük ölçekli endüstriyel projelerde teknoloji sağlayıcısı, uygulama ortağı ve son kullanıcı arasındaki koordinasyonun projenin başarısında belirleyici bir faktör olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki yerel ekosistemimizi güçlendirmeye devam ederek Rockwell Automation teknolojilerinin farklı sektörlerde etkin kullanımını yaygınlaştırmayı ve müşterilerimiz için sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz.




Endüstri-Dünyası’nın amacı; endüstriyel mühendisliğine dünyanın her yerinde üretilip Türkiye pazarına sunulan yeni ürünler ve hizmetler ile ilgili bilgi vermektir. Eğer siz de firmanızın yeni ürünlerinin Endüstri Dünyası’nda yer almasını istiyorsanız lütfen teknik basın bültenlerinizi editörlerimize gönderin.
















