ExxonMobil’in Bir Milyonu Aşkın Kullanılmış Yağ Analizinden Öğrendikleri

Başarılı bir ekipman bakım stratejisinin temelinde, kullanılmış yağ analizi yatar

  • Ekim 10, 2018
  • 80 Görüntüleme
  • ExxonMobil’in Bir Milyonu Aşkın Kullanılmış Yağ Analizinden Öğrendikleri
    ExxonMobil’in Bir Milyonu Aşkın Kullanılmış Yağ Analizinden Öğrendikleri
  • ExxonMobil’in Bir Milyonu Aşkın Kullanılmış Yağ Analizinden Öğrendikleri
    ExxonMobil’in Bir Milyonu Aşkın Kullanılmış Yağ Analizinden Öğrendikleri

Başarılı bir ekipman bakım stratejisinin temelinde, kullanılmış yağ analizi yatar. Yağ analizini doğru yapmak için de, analiz sonuçlarında neye bakılacağını bilmek gerekir. Bu anlayışın temelinde, geniş kapsamlı deneyim ile elde edilen bilgi birikimi vardır ve bu seviyede bir hizmet ancak ExxonMobil gibi global bir yağ tedarikçisi tarafından sağlanabilir.  

ExxonMobil, 2016 yılından bu yana kullandığı Mobil ServSM Yağ Analizi Programı kapsamında;

  • 243.000’in üzerinde dizel motor 
  • 125.000’in üzerinde tahrik dişlisi 
  • 100.000’in üzerinde gaz motoru 
  • 100.000’in üzerinde hidrolik sistem 
  • 75.000’in üzerinde kompresör 

yağı numunesi de dahil olmak üzere bir milyondan fazla yağ analizi gerçekleştirdi.

Bu ve şirketin daha önce analiz ettiği milyonlarca örnek sonrası elde edilen deneyimlerin sonunda, ExxonMobil aşağıdaki 4 ana mesajı oluşturdu:

1.    Büyük resmi görmek için tek bir test asla yetmez!
Tek bir testin alarm vermesi, ekipman performansının kesin olarak düşük olduğunu göstermez. Neler olabileceğini anlamak için aynı numunelerden edinilen sonuçları hep birlikte değerlendirmek gerekir. Gaz motoru için yaygın uygulanan Acid Number (AN) testinin,  ExxonMobil’in işlediği numunelerin %5’inden fazlasında alarm vermesi buna güzel bir örnektir.  Gaz motoru işleyişi hakkında yalnızca AN sonucu göz önüne alınarak değerlendirmeye varılamaz. İşletmecilerin bakımla ilgili kararlar alırken testin önemine ve uyumluluğuna odaklanması gerekliliğinin yanı sıra; yağın iyi performans sergilediğinden emin olmak için oksidasyon, nitrasyon, viskozite, aşınma metalleri ve BN (Base Number) sonuçları da değerlendirilmelidir. Yalnızca AN sonuçlarına bağlı kalmak yanlış yorumlamalara neden olabilir. Bu yüzden analiz sonuçlarını bir bütün olarak sürekli şekilde gözlemlemek, ekipmanda neler olduğunu anlamak için daha etkili bir yöntemdir. 

2.    Mutlak test limitini değil, trend analizini dikkate alın!
Tek bir alarm, yağınızın performansının düşük olduğu anlamına gelmez. Bazı durumlarda test limitleri bir sorunun göstergesi olmayabilir veya ekipman tasarımını hesaba katmayabilir. İşletmeciler, gerçek performansı anlamak için zaman içerisinde tutarlı olarak trend analizini kontrol etmelidir. Farklı numune alma periyodlarında tekrar eden bir alarm, daha derinlemesine bir inceleme gerektiğinin önemli bir göstergesidir.

Örneğin, ExxonMobil’in test ettiği dizel motor numunelerinde, bakır metal aşınması testi sürekli olarak en yüksek seviyede alarm veriyordu. Aslında, bazı motorlar yakın senelerde ciddi bir tasarım yenilenmesi ve parça değişiminden geçmişti. Motorun gerçek durumunu en iyi şekilde tespit edebilmek için sınırları etkileyebilecek değişikliklerinin de programda dikkate alınması gerektiğine karar verildi. Test sonucu, tek bir bakır alarmının bir performans sorununun göstergesi olamayacağı, bunun yerine işletmecilerin bakır aşınmasının zamanla artıp artmadığını izlemelerinin gerektiği şeklindeydi. 

3.    Yağ formülleri test sonuçlarını etkileyebilir
Kullanılmış yağ analizi sonuçlarını değerlendirirken yağ formülü ve ekipmanın metalürjisini hesaba katmak önemlidir. Bazı durumlarda formülün içindeki bileşenler, belirli testlerin alarm vermesine neden olabilir. Örneğin; bazı hidrolik yağlar çinko bazlı katıklarla formüle edilirler. Bu yağlar, bakır testleri dahil, aşınma metalleri test sonuçlarının anormal derecede yüksek çıkmasına neden olabilir. Bu durumlarda işletmeciler, sisteme bakırın gerçekten mi girdiğini, yoksa yağ formülasyonundaki bileşenlerin mi aslında alarma sebep olduğunu anlayabilmek için daha detaylı bir araştırma yapmalıdırlar. 

4.    Su kirliliğine dikkat! Doğru test çok önemli
Su kirliliği; kompresörler, buhar türbinleri ve kağıt makineleri gibi birçok endüstriyel uygulamalarda büyük sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle, potansiyel kirleticiler ayrı bir başlık altında ele alınmalıdırlar.

Endüstriyel uygulamalarda su kirliliğini ölçmek için genellikle iki çeşit test kullanılır: Karl-Fischer ve Hot Plate testleri. Hot Plate testi yalnızca suyun mevcut olup olmadığını gösterirken, motorun içinde ne miktarda su olduğu bilgisini vermez. Karl-Fischer testi ise, yağın ne miktarda su ile kirlendiğini daha iyi bilme olanağı sağlayarak ölçülebilir bir sonuç verir. Bu nedenle işletmeciler; Hot Plate’i, gerçek su kirlilik düzeyini belirlemek için daha kapsamlı bir test olan Karl Fischer analizinin yapılmasının gerekli olup olmadığına karar vermek için uygulanacak şartlara bağlı bir test olarak değerlendirmelidirler.

Örneğin ExxonMobil’in test ettiği kompresör yağı numunelerinin %25’inden fazlası Hot Plate testi alarmı verirken Karl-Fischer testinde bu oran sadece %5’ti. Bu durum, suyun, test edilen ekipmanın çoğu için henüz bir sorun teşkil etmediğinin ve Hot Plate testinin tek başına tutarlı bir sonuç vermeyeceğinin bir örneği idi.

Sonuç olarak; kullanılmış yağ analizi sonuçlarını doğru değerlendirmek için, uygulamayı doğru kavrayarak ve yönlendirerek yapacak işinin uzmanı olan yağlama tedarikçileriyle çalışmanın önemi büyüktür. 
 

Onur Dil

Editör

Endüstri-Dünyası’nın amacı; endüstriyel mühendisliğine dünyanın her yerinde üretilip Türkiye pazarına sunulan yeni ürünler ve hizmetler ile ilgili bilgi vermektir. Eğer siz de firmanızın yeni ürünlerinin Endüstri Dünyası’nda yer almasını istiyorsanız lütfen teknik basın bültenlerinizi editörlerimize gönderin.

Ürün yazılarımız ile ilgili görüşleriniz ve önerileriniz var ise lütfen editorlerimizle irtibata geçiniz.

Daha Fazla Yazı İletişim